Popüler İlişki Taktikleri Neden İşe Yaramaz?
‘’Ulaşılmaz Kadın Olmanın Sırları, Peşinizden Deli Gibi Koşmasını Sağlayın, 7 Maddede Çekici Bir Erkek Olmak’’ gibi birçok popüler ilişki taktiklerini görüyorsunuzdur. Bunların hepsinin temelinde aynı bakış açısı yatar: ‘’Kaçan Kovalanır!’’
‘’Çok ulaşılır olmayın, meşgul değilken bile meşgul olduğunuzu söyleyin, aramayın, bırakın o arasın, çok ilgili görünmeyin, gizemli davranın böylelikle ilgi duyduğunuz ama belli etmediğiniz kişi sizinle tekrar iletişime geçmek için planlar yapacaktır.’’ Siz de muhtemelen bu yolla gururunuzu, bağımsızlığınızı koruyor ve müstakbel partnerinizin saygısını kazanıyorsunuz evet ancak böylelikle gerçek ihtiyaç ve duygularınıza karşı da dürüst davranmıyorsunuz aslında. Güçlü ve kendine yeter görünmek için ihtiyaçlarınızı bir kenara atıyor ve ilişkiniz için taktik uygulamaya başlıyorsunuz. İşin aslı bu taktiklerin verdikleri öğütler doğrudur. Gerçekten de bu taktikleri uygulayarak daha çekici daha ulaşılmaz görünebilir ve istediğiniz o mesajı ya da aramayı alabilirsiniz. Ancak sadece tek bir tip partnerden!
Yanlış okumadınız, bu popüler taktiklerin (bağlanma kuramından habersiz oldukları için) bahsetmediği şey şu ki, bu önerileri uyguladığınızda sadece duygularını çok iyi bastıran, ayrıldıkları kişiyi kolayca geride bırakabilen, yüzeysel ve kısa süreli flört ilişkileri yaşayan kaçıngan bağlananlar için çekici olacaksınız. Neden mi? Çünkü bu taktikler ihtiyaçlarınızı görmezden gelmenizi ve ilişkideki yakınlığı/mesafeyi karşı tarafın belirlemesini savunuyor. Şöyle düşünün, siz görüşme isteğiniz olmasına rağmen kolay ulaşılabilir (ya da popüler kültürün deyimiyle ‘’cepte’’ ) görünmemek için buluşalım demiyor ve onun size buluşma teklifi etmesini bekliyorsunuz. Böylelikle gizemli ve meşgul olduğunuzu düşündürmek istiyorsunuz. Ancak bunu yaparken bilmediğiniz şey şu ki kaçıngan bağlanan birisi için partnerinin meşgul olması muazzam bir fırsattır. Çünkü kendi bağımsızlıklarına o kadar aşıktırlar ki başkasından gelecek bir teklif onların özgürlük alanlarına müdahale ediliyormuş gibi hissettirir. Karşı tarafın istekleri arttığında da birçok kaçıngan bağlanan kişi bu durumu ‘’boğuluyormuş’’ gibi tanımlar ve mesafe koymak ister. Ya da direk ortadan kaybolur 🙂 Bu durumda sizin sadece biraz daha ‘cool görünmek’ için uygulamaya çalıştığınız bu taktikler, partnerinizin kendi takviminde müsait olduğu zamanları sizinle doldurması ile sonuçlanır.
‘’Şu konsere iki bilet aldım, bize şurdan yer ayırttım, akşam 8’de seni evden alıyorum’’ gibi cümleler her ne kadar havalı ve sorumluluk sahibi biri tarafından kurulmuş gibi dursa da bu cümlelerin alt metnini iyi okumak gerekir. Burada sizin tercihiniz ya da isteğiniz yoksa sizinle yapılmış ortak bir plan değilse partneriniz kendi planına, kendi takvimine sizin de dahil olmanızı istiyorsa sizi düşünmüş olmuyor ne yazık ki.
Evet kontrolü belki de ilk kez başka birine bırakabilmek, her şeyin sizin yerinize karar veriliyor olması başlangıçta size de çok dinlendirici gelebilir ve partnerinizin size sunduğu bu rolü oynamak isteyebilirsiniz ancak buradaki asıl sorun bu tarz davranışların uzun vadede geri tepecek olmasıdır. Kaçıngan partneriniz başta size kolayca kapılacaktır. Çünkü tam olarak onun istediği ve bireyselliğini sürdürebileceği insanı oynuyorsunuz. Ancak ilişkiyi sağlıklı ve güvenli bir zemine oturtmak, uzun süren ciddi bir birlikteliğe dönüştürmek istediğinizde, yani kendi ihtiyaçlarınızı da dile getirdiğinizde artık partnerinizin size sunduğu takvimin yetmediğini düşünmeye başlayabilirsiniz. Doğal olarak tüm isteğiniz daha fazla yakınlık, birlikte çokça nitelikli zaman geçirmek ve gardınızı indirebilmektir. Fakat kaçıngan partneriniz bu yakınlık talebini karşılama konusunda aniden tereddüte düşebilir ve ilişkiden kopmaya başlayabilir.
Her şeyin farkında olduğunuzda ise ceketinizi alıp gitmek o kadar da kolay olmayabilir. Kaçınganların en cazip taraflarından biri flört havuzunun ev sahipleri olmalarıdır. Bu yüzden karşıdaki insanı etkilemede ve manipülasyonda çok başarılıdırlar. Birlikteyken sizi bulutların üzerinde hissettirecek kadar özel davranabilen bir partnerin sunduğu keyif ve yakınlığın tadını çıkartmak isteyebilirsiniz elbette. Ancak unutmamak gerekir ki birlikte olmadığınız zamanlarda da partnerinize ulaşılabilir hissetmelisiniz. Kaçıngan bağlanan kişiler genellikle anı yaşamaya odaklı ve ilişkiye, geleceğe yatırım yapmaya uzaktırlar. Dolayısıyla birlikteyken yaşadığınız büyünün etkisi geçmeye başlayıp ayaklarınız yere bastığı anda kaçıngan partnerinizi yanınızda göremeyebilirsiniz. O anki hayal kırıklığı ile öfkelenebilir ve ona gününü göstermek isteyebilirsiniz. Bu durumda da yine kaçınganlara çok iyi hizmet eden ‘’Ortadan Kaybolan Sevgilini Pişman Et!’’ ‘’Burnunu Sürtmek İçin Bu Mesajları Yaz’’ gibi içerikleri uygulamaya başlarsınız. Bu taktiklerin tek tip bir partnere hizmet ettiğini buradan da görebileceğiniz üzere sadece kaçıngan bağlananlar çoğunlukla geri döner. Ancak minik bir fark ile. İhtiyacınız olan zaman değil kendi işlerinin bittiği zaman geri döner. Oyuna hazırdır, kendi ihtiyacı olan özgürlüğü yaşamıştır. Dinlenmiştir. Ve sizi geri kazanabilmek için tüm kozlarını oynamaya başlar. Siz burada bir terslik olduğunu hissedersiniz ancak bu sefer çok daha yakın ve çok daha ilgili davranarak sizi etkisi altına almayı başarır. Siz partnerinizin burnunun sürtüldüğünü ve taktiklerin işe yaradığını düşünüp ilişkinize ve taktiklerinize bir şans daha verirken aslında olmadığınız biri gibi davranarak, partnerinize kendi şartları doğrultusunda sizinle olmanın ve dilediğinde gelip dilediğinde gitmenin iznini de vermiş olduğunuz bir döngüye girersiniz. Acı son, her defasında hamleler büyürken duygular da daha çok büyür. Çok daha fazla bağlandığınız ama kopamadığınız, ne birlikte ne de ayrı yapabildiğiniz o ilişkiyi inşa edersiniz.
İlerleyen zamanlarda sadece ihtiyaçlarınızı söylediğiniz için suçlu hissetmeye başladığınız bir ilişkide kendinizi bulabilirsiniz. Örneğin partnerinizin kendi sunduğu plana herhangi bir öneri getirmek istediğinizde kaçıngan bağlanan birinden muhtemel olarak şu cümleleri duyabilirsiniz: ‘’Senin için plan yapıyorum yine yetemiyorum. Seni mutlu etmek için daha fazla ne yapmam gerektiğini anlayamıyorum. Ben ikimiz için uğraşıyorum.Tüm işimi gücümü bırakıp bu planı yaptım. Beğenmiyorsan bundan sonra tüm planları sen yap o zaman. Zaten ben beceriksizim. Ben en başından beri böyleydim. Bu tavırlarım senin çok hoşuna gidiyordu ne oldu şimdi?’’ Belki de en acımasızı ‘’Seni tanıyamıyorum, çok değiştin!’’ Kötü haber şu ki, en başından beri davranışları ve beklentileri aynı olan o iken, ihtiyaçlarınızı en başta belirtmediğiniz için değişen siz olursunuz. Ve her halükarda bu savaşta mağlupsunuz, çünkü sizin için yanlış olan bir partnerin ilgisini kazanmışsınızdır.
Özetle, ilişkilerde taktikler işe yarayabilir ancak kısa süreli, flört ilişkisi istiyorsanız. Zira uzun soluklu ve derin bir ilişki gardınızı indirdiğinizde başlar. Gerçek bir bağ kurabilmek için hassas ve kırılgan yanımızı göstermeye ihtiyacımız vardır. Kaçanın kovalandığı bir pistte olmak eğlenceli ancak güvenli değildir. Peşinizden birilerinin koşmasını isterken yanınızda yürüyecek kişiyi kaçırıyor olabilirsiniz 🙂
Sağlıklı ve güvenli ilişkilerde görüşmek üzere
Uzman Psikolog Arzu Hamurcu
Duygu Odaklı Birey & Çift ve Aile Terapisti
—
Bu yazıda, kaynak olarak Amir Levine , Rachel Heller’in ‘’Bağlanma – Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları’’ kitabı kullanılmıştır. Konuyla ilgili detaylı bilgi edinmek isteyenlerin mutlaka başvurması gereken bir kaynak niteliğindedir.




